Tarih kitaplarını inceleyecek olursak ifade edilenlerin bir başkasının düşünce ve algılamasıyla çatışması halinde geri bildirim genellikle bastırma, kavga, şiddet hatta savaş şeklinde tezahür ettiği görülür.
İletişim konusunda beşeriyet tarihi iyi bir sınav vermiş sayılmaz. Atalarımızın başaramadığını bizler ve gelecek nesiller başarabileceksek bu iletişim, diyalog ve muhatabı anlamak, empati yapmakla mümkün olabilecektir.
Kuşkusuz bu, sağlıklı iletişim kurmayı gerektirir, yani özgürce, baskılanmadan sansüre uğramadan, fikir ifade etmenin bir risk taşımadığı ortamlarla mümkün olabilir.
Matbaanın icadı, arkasında gazetelerin dolaşıma girmesi fikirlerin insandan insana geçişi için tarihin dönüm noktaları oluşturmuştur.
Radyonun icadı bu geçişe “yayın” boyutunu etkilemiş, bir anda üstelik bu defa oluşan sanal toplumlar ve hatta devletler (second life örneğinde olduğu gibi) modernizmin ürünü olan ulusal devlet anlayışını da berhava etmekte, farklı din, dil, ırk ve coğrafyadan nisanlar aynı sanal topluluğun üyeleri olarak yeni ulus ve coğrafya üstü bir kimlik kazanmaktadırlar.
O halde günümüzde19 ve 20.yüzyılın modernist izahlarının kavramayacağı çığ gibi bir gelişmeden bahsedebiliriz. Bu gelişmenin henüz felsefesi ve sosyolojik analizi dahi yapılabilmiş değildir. Barajları yıkıp geçen bir sel gibi hızla ilerleyen bu olgu, sosyologların, filozofların analiz yapmaları için bekleme yapmamakta her gün yeni yeni açılımlarla yoluna devam etmektedir. Buna belki sadece post-modern ötesi bir evrim demek mümkün olabilir.
İşte bu yeni Dünyanın sunduğu fırsatlardan faydalanmak, düşünce ve deneyimlerimi paylaşmak üzere ilk blog sayfamı bugün (22.04.2009) itibariyle yayına hayatına sokuyorum.
Bu sayfalarda genellikle bilgi toplumu, bilgi teknolojilerinin güncel hayata ve insanlar arası ilişkilere etkileri, özel de ise bilgi teknolojilerinin kamu hizmetleri (e-devlet) ve demokratik işleyişe (e katılım) etkileri konularında yazı, makale ve değerlendirmeler bulacaksınız.
Elbette, bu sayfanın yazarı kendisini hayat boyunca yukarda sözü edilen konuları da öğrenmeye ve araştırmaya amade görmekte, bir diğer ifadeyle bilgi okyanusunun kıyısında paçalarını sıvamış bekleyen bir talebe gibi görmektedir. Dolayısıyla bu konuda gelebilecek her türlü katkı, eleştiri ve iyileştirmelere açık bulunmaktadır.
Günlük hayattaki gözlem ve deneyimlerimi öncelikle yakın dost ve arkadaşlarımla, daha sonra ilgilenen herkesle paylaşmak amacıyla bu blog sayfaları hazırlanmıştır.
Blog sayfasında, öncelikle o gün yaşanan kayda değer olaylara özetle yer verilecek, varsa görüşülen kişilerin nakl ettiği anekdotlar yazı sonuna konulacaktır.
Mümkün olduğu kadar, o gün yaşanan olayları temsil eden birkaç fotoğraf yazının içinde yer alacaktır. Tali nitelikteki diğer fotoğrafları içeren galeriyi ise yazının en sonunda bulabileceksiniz.
Hikemiyyat bölümünde ise, haftada en az bir defa, ibret alınacak güzel sözler, betimlemeler veya karikatürlere yer verilecektir.
22.04.2009 Ankara (ramazanaltinok.blogspot.com’un home sayfası)